28 Haziran 2014 Cumartesi

RAHİBİNDEN SATILIK KİLİSE



     Deneme türünü de Küçük İskender'in üslubunu da seviyorum. dolayısıyla Küçük İskender'in yazdığı bu deneme kitabını çok sevdim. Tıpkı yazarın diğer kitabı Galileo'nun Pergeli'ni sevdiğim gibi. Sadece kitabın sonunda yazarın sigara markalarıyla ilgili düşüncelerini yazdığını uzun bölümleri sevmedim. Sigara içmediğim ve bu konuya hiç ilgi duymadığım için de olabilir ama Samsun'u kimler içerdi, Winston'u kimler içerdi gibi tespitler bu kitapta alakasız ve gereksiz durmuş.


ALTINI ÇİZDİKLERİM:

1. Aynaya bakıp da kendini "Hiç de fena bulmayan" her erkek eşcinseldir. Çünkü sonuçta bir erkek olarak beğendiği şey, yine bir erkektir.

2. Hiçbir silah yaralamaz insanı, bir başka insan olmadan

3. (Aşk ilişkilerine dair) Tahterevalliden ilk kim kalkarsa yırtar, öbürünün kıçı yere vurur.

4. Kapitalist çocuk, sevgilisine şöyle hitap ediyor: - "Gözlerin çok güzel, Sonny mi?"

5. Özgürlük Heykeli'nden daha özgürüm.

6. Dünyaya sıçmaktan sıkıldım.

7. Öyle bir yerin düşünü gördüm ki: insanlar, sabah uyandıklarında hala hayatta olduklarını fark edip, günaydın demeden önce birbirlerini öpüyorlardı.

8. Ölüyorum. Hayatım, gözlerimin önünden bir bağırsak şeridi gibi geçiyor.

9. Vibratör, kadınların yedek parçasıdır.

10. Bebekleri sev, çocukları himaye et, gençlerle tartış, yetişkinlerle konuşma, yaşlılara acı.

11. Aşkım, yıldızları görüyor musun? / Onlar yıldız değil, gökyüzünün göt delikleri.

12. Kimse ikinci el bir kalple yaşayamaz.

13. Meyve vermeyen tek ağaç darağacıdır.

14. Hala yaşadığını sanan ölüler, tehlikelidirler.

15. Bulutlar: Kuşların konuşma balonu.

16. İki bahar arasında tutulmuş dilektir yaz.

17. Kediler yalnızca balık burcu yerler.

18. Tanrı, elbette vardır, beni daha dün aradı; ama tabii biri telefonda sesini çok iyi taklit ederek benimle dalga geçmediyse.

19. Seni son defa uyarıyorum kainat! Bana, benden başka yanlış yapma sakın!

20. Ben ölürsem karakutumu bulamayacaklar.

21. Sevgilimin adını bir genelev sokağına vermişler.

22. Hiçbir penis beni engelleyemez.

23. Hiçbir hayvan, hiçbir bitki bilmiyor kendi doğum gününü.

24. Kanamalı bir yalnızlık için aşk aranıyor.

25. Kısa filmlerinde peygamberlere rol verme / onlar tek bir senaryoyla meşhur oldular.

26. Görünen göt prezervatif istemez.

27. Yemek güzel olmuş. Üst kat komşumuz, alt kat komşumuzdan daha lezzetli çıktı.

28. Gerçeği söyleyin: Hayatta mıyım doktor?

29. Balıkların aşkları hüzünlüdür; çünkü onlar sevgilileriyle el ele tutuşamazlar.

30. Ağlayan karıncanın sesi, gülen filin sesini bastırır.

31. Abazan erkeğin çükünü kesmişler. Kökü bende demiş (Bu sözün bu numaraya denk gelmesi tamamen tesadüf :-))

32. Her önüne çıkan körle yatan, orospu olur. Şaşılık bahane.

33. Alkolik kocaya kızılıp kumarbaz kocaya varılmaz.

34. Tanrı felsefeyle uğraşmış olsaydı, insanoğlunu yaratmaya kalkışmazdı.

35. Kadınlar konuştukça, erkekler sustukça unutur.

36. Hayvanlar birbirlerine aşık olmazlar; çünkü hayvanların böyle formalitelere ihtiyaçları yoktur.

37. Telaffuzu zor bir kelime gibi unutacağım seni.

38. Ne bozuluyorsun oğlum, evine ayakkabı ile girdik diye. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'a atla girdi. Kimse bir şey dedi mi?

39. Kıçınızı aşk mektuplarıyla silin.

40. Ayağı kırıldığı için öldürülmesi gereken atlar; "Ben yalnızca bir ayakmışım meğer!" diye söylenmişler midir kendi kendilerine? "Ve nal, hani uğur getirirdi?"

41. Okur yazar birinin asla gerçek bir arkadaşı olmaz.

42. Özne olmayı bırakıp zamir oldum, edat oldum, yüklem oldum; ama senin gibi aşk ve ihanet arasında bağlaç olmadım asla.

43. Hangi dilde bu kadar çok iki anlama gelir "Hayır"

44. Bir cinayet işlemişim belli. Ellerim mürekkep içinde.

45. Oybirliğiyle yalnızız.

43. Toprağın da olsa kaldırma kuvveti öyle kolay gömülemezdi hiçbir ölü.

44. Bir sabah öldürerek uyandır sevgilini.

45. "Belki" diye başladıkları cümleleri "Kesinlikle" diye bitiren insanlar yüzünden ölüyoruz.

46. Ben kariyerimi yalnızlık sektöründe yaptım.

47. Türk kültürü hakkında ne diyebilirim ki; kağıt kalemle oynanan çocuk oyunlarımızdan biri, ADAM ASMACA olduktan sonra.

48. Hayvanlar ve bitkiler de bir gün insan denen maddeden yemek yapmayı öğrenecek.

49. Mektup açacağıyla işlenen cinayetlerin sayısındaki düşüşün beni üzmesi ne fena!

50. Karıştırıyorlar, zencilerin yalnızca yürekleri büyük.

NOT: Aslında altını çizdiğim daha çok cümle vardı ama hepsini yazmaya üşendiğim için kendimi 50 alıntı ile sınırlandırdım. Ya ben pek seçici değilim ya da Küçük İskender'in kurduğu cümleler tam benim zevkime hitap ediyor.

27 Haziran 2014 Cuma

KÜÇÜK İSKENDER - GALİLEO'NUN PERGELİ



     Galileo'nun Pergeli, Küçük İskender'den okuduğum ilk kitap. Küçük İskender'i ise sadece facebook'tan paylaşılan atarlı sözlerinden tanıyordum (ki şair o sözlerin büyük bir çoğunluğunun kendisine ait olmadığını söylüyor). O sözler hoşuma gidiyordu ama yazdığı kitapları sevip sevmeyeceğimden emin değildim çünkü ben şiiri pek sevmem. O yüzden Küçük İskender'in ilk olarak bir şiir kitabını değil de denemesini okuduğum için mutluyum çünkü büyük ihtimalle şiir kitabını bu kadar sevmezdim.

     Galileo'nun Pergeli özellikle seçtiğim bir kitap değil. Sadece bir Küçük İskender kitabı okumak istemiştim, şansıma bu kitap çıktı. İyi ki de çıkmış çünkü kitabı çok beğendim. Deneme zaten genel olarak sevdiğim bir tür. Küçük İskender de bu türde başarılı bir yazar. Çok farklı çalışan ve düşünen bir kafası var. Yaptığı benzetmeler, verdiği örnekler, kurduğu cümleler her insanın aklına gelecek şeyler değil. Ben bu tarzı sevdim. Hatta o kadar sevdim ki kitabı okurken bir elimde sürekli kalem vardı çünkü neredeyse her sayfada hoşuma giden ve altını çizeceğim cümleler buluyordum. 

     Denemesini çok sevdiğim ve başarılı bulduğum Küçük İskender'in şiir kitaplarını da aynı oranda seveceğimden emin değilim çünkü cümleler ağır anlamlar içeriyor ve öyle okuyup geçeceğin basit bir dille yazılmamış. Üstünde düşünmen ve cümleyi sindirmen gerekiyor. Birkaç cümleden oluşan yazılar için bu çok zor olmadı ama birkaç sayfa süren şiirlerde aynı dikkati korumaya çalışmak zor olabilir. Tabii bu düşüncemde haklı olup olmadığımı öğrenmek için tek bir yol var, o da Küçük İskender'in bir şiir kitabını okumak. Bunu da en kısa zamanda yapacağım sanırım.

ALTINI ÇİZDİKLERİM:

1. Psikiyatristlerle rahipler aynıdır; onlara günahlarınızı anlatırsınız. İkisi de bundan nefret eder. Aralarındaki fark, psikiyatristlerin bu sıkıcı iç döküşlere hiç katlanamadıkları için en azından iş olsun diye vizite ücreti altında para talep etmeleridir.

2. Bazı anneler çok iyi üzülür. Meslekleridir bu.

3. Kapitalist, osuruğunu bile nasıl satacağını planlayan kişidir. Tek derdi, ambalaj masrafı olmasın diye kıçının da pazara girmiş bulunmasıdır.

4. Muhammed, İsa, Musa... Tanrı'da defans sağlam. Ah keşke bir de forvet Lucifer başka takıma kaptırılmasaydı.

5. Ressamlar resim yapmayı itip hayatın makyajını silmeli. Gezegen gotik kadınların elinde.

6. Yaşadığınızdan asla tam anlamıyla emin olamazsınız.

7. -Neden bu kadar yalnızım, diye sordum tanrıya.
    -Senin ağacından orman olmaz, diye yanıtladı.

8. "Hayır" demek değil, "evet demektir hayattaki kimi sorunların kaynağı; hayır diyenler yalnızlığından acı çeker, evet diyenler sosyal trajediden.

9. Mal hazırdı yine; sapladım enjektörü toprağa ve zerk ettim. Yeryüzünü eroinman yaptım aklımca.

10. İstanbul'da Avrasya Porno Film Festivali düzenlemek için sponsor arıyorum.

11. Siyanür mü arsenik mi daha keskindir; İkisine de zehir deyip kestirip atmak mı daha keskin?

12. Sevme beni. Yargı sürecini etkiliyorsun. Yalnızlığımı şahit yazdırmışlar; al başına belayı.

13. Porno film oyuncularının orgazm performansında başarılı olabilmesi için şan eğitimi alması gereklidir.

14. Konuşurken, başlanılan cümle neden mutlaka bitirilmek istenir; ifadeyi tamamlayıp bir yargı oluşturulacağına yarım bırakılıp düş gücünün dolgu malzemesi özelliğinden yararlanılması daha akıllıca değil mi? Ya da...

15. Özgeçmişi, bitirdiği en son okulda takılı kalmış sanatçılar yaşıyor bu ülkede.

16. Biz cehennemde hiç ağlamayacağız sanki; Gözyaşlarımızın seli basacak cenneti ve boğulacak orada kim varsa.

17. Hislerim beni yanıltmıyorsa seni seviyorum.

18. Istıraptan sorumlu cinlerle geçtiyse çocukluğun, terk edip gidenler bir gün ayna kaplı tabutunun gövdesinde şüphesiz görünür.

19. Tasarruf et: Erken öl.

20.Kıl dönmesi: Sırt ve baştan dökülen kılların kuyruk sokumundaki iki kaba et arasında, kıllı ve terli oluğa takılıp sürtünmelerle oluğun en dibindeki  ter bezi deliklerinden vida gibi dönerek cilt altı yağ dokusu içine hissettirmeden girmesi, labirentler açması, peşinden labirentlere giren bakterinin de etkisiyle etrafı iltihaplandırması; cerahatli veya kanlı, pis kokulu akıntılar ve apseler oluşturması.

21.Yoksullukta bir şey istenmez; yoksunlukta istenir aslında.

22. Bu ülkede erkekler birbirleriyle bir vajina uzaklığında arkadaşlık kurar.

23. Her katil o cinayetin tek görgü tanığıdır da aslında.

24. Aşk, bozuk bir pusuladır; seni yanlış bedene götürür.

25. Acı, içini yakan bir ateşse eğer, söndürme onu; onunla ısınmayı öğren.

26. Deniz kendi kabarmıyor, tüm balıklar suyu yukarı itiyor.

27. Gençlerin utanması yoktur, utanma yaşla gelir.

28. Bir korku filminde başrolde oynayacak güzel bir bıçak aramakla geçiyor ömrüm.

29. Yaşlanmak mı? Beden eskimez, kirdir o. 

30. Beslediğim hayvanı yolluyorum kimilerine, onlara insanlık dersi versin diye.

31. Soranlara adresim olarak gözlerini veriyorum; hep evde ol.

32. Evimde yalnızlığımı seviyorum. Düşüncelerimi açıkladığımda karşı çıkan yok; arzularımdan söz ettiğimde yadırgayan yok. Tek kişilik demokrasiye geçmek için zemin yokluyorum.

33. Bir müzik okulu açarsam ileride, adı ŞANtiye olmalı.

34. Uyanıkken görüp sindirdiğiniz gerçekleri, uyurken rüya olarak sıçarsınız.

35. İnsanın haklılık payı, tanrının yanılgı payına eşittir.

36. O kadar hoşsunuz ki sizinle uygunsuz bir pozisyonda yakalanmak isterdim.

37. Türklerin demokrasi anlayışı ve yorumu: "Her kafadan bir ses çıkıyor."

38. -Sevgiliniz delirmiş.
      -Kaç beden?

39. İlişkiler masaya değil yatağa yatırılır.

40. Cinsel organ turisttir, başka memleketler de gezsin.

41. Herkesi genellemek istiyorum.

42. Sen sevmedin ki zaten beni, bir zaman için bende mülteciydin.

43. İsabet etmek istiyorsan hata yap.

44. Her kim ki bir kadın sever, kaybolmuştur, annesini arıyordur hala.

45. Issız bir adaya düşersem yanıma alacağım 3 şey: Özne, tümleç, yüklem. 

46. Pavlov'la herkes ilgileniyor; sen köpek aç mı, susuz mu, sevgiye, ilgiye muhtaç mı; bir ona bak istersen.

47. "İki medeni insan olarak seviştik." Buna benzer cümlelerle açılacak bir gün kimi aşk romanları.

48. Hayat bir takım oyunu değildir.

49. Baharı bu kadar çok severek ırkçılık yapıyorsun.

50. Annen seni doğurmuyor ki, et olarak işiyor işte!


NOT: Aslında altını çizdiğim daha çok cümle vardı ama hepsini yazmaya üşendiğim için kendimi 50 alıntı ile sınırlandırdım. Ya ben pek seçici değilim ya da Küçük İskender'in kurduğu cümleler tam benim zevkime hitap ediyor.

25 Haziran 2014 Çarşamba

AHMET ŞERİF İZGÖREN - ŞU HORTUMLU DÜNYADA FİL YALNIZ BİR HAYVANDIR


ALTINI ÇİZDİKLERİM:

1. "Konuşmaya değer olmayanlarla konuşursan kelimeleri kaybedersin, konuşmaya değer olanlarla konuşmazsan dostlarını kaybedersin."   Konfüçyüs

2. "Aptalın karşısında kitap kadar sessiz ol." Mevlana

3. Budalayla tartışma, dışarıdan bakanlar farkı anlayamayabilirler.

4. Üniversitelerde, okullarda önce dersinizi alırsınız, sonra sınav olursunuz. Gerçek hayatta ise tam tersidir; önce sınav olursunuz, sonra ders alırsınız.

5. Hem zekilerin hem de aptalların başarısızlıkları vardır, zekilerin farkı ders almalarıdır.

6. Bedava peynir sadece fare kapanında vardır.

7. "Para her kapıyı açan diyenlerin para için çalmayacakları kapı yoktur."   Sir George Saville

8. Her şeyin fiyatını bilen ama hiçbir şeyin değerini bilmeyen insanlar olmaya başladık.

9. "Zirvede kartallar da bulunur, yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek birisi sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok nereden ve nasıl geldiğinizdir."    Cenap Şehabettin

10. Geleceğinizi belirlemek konusunda karakteriniz, zekanızdan her zaman daha önemlidir.

11. İnsanları kitaplar gibi düşünün ve kapaklarına bakıp aldanmayın. Okumaya başlayınca değerini anlarsınız.

12. "Tanrı bize 2 yuvarlak organ verdi. Biri düşünmek diğeri oturmak için. Başarı hangisini kullandığınıza bağlı."    Ann Landers

13. Bölüğe yeni yüzbaşı gelmiş, daha kendi gelmeden ünü gelmiş: "Çok takıntılı adamdır, dikkat edin."
      Bölük komutanı askeri toplamış. "Adım Ahmet Kırç, soyadımdaki "R"yi unutanı yakarım." Herkes stres içinde. Beş gün sonra bir askeri çağırmış. "Söyle, ne benim soyadım?" Asker titremiş ve kekelemiş: "Ahmet Gört."

ÜSTÜN DÖKMEN - LADESÇİ


ALTINI ÇİZDİKLERİM:

1. Enver Paşa'nın babası da paşaymış. İkide birde, "Ben hayatım boyunca harama uçkur çözmedim." dermiş. Oğlu Enver Paşa, tek başına Osmanlı'ya en büyük zararı veren kişi. Keyfi bir kararla 1.Dünya Savaşı'na sokmuş devleti, Çanakkale'de kıyıma sebep olmuş. 90 bin canı Sarıkamış'ta dondurmuş ve sonuçta koca imparatorluğu kuşa çevirip Sevr'e teslim etmiş. Bunun babası yine bir gün gururla "Ben harama hiç uçkur çözmedim." dediğinde bir dostu, Enver Paşa'yı kastederek "Paşa hazretleri, keşke helale de hiç uçkur çözmeseydiniz, sevabınız daha büyük olurdu." demiş.

2. Siyaset de sosis de halkın gözü önünde yapılmaz, yapılsaydı kimse yemezdi.

3. İnsanoğlu namusunu satmaktan çok korkar ama namussuzluk etmek rahatsız etmez onu.

4. Yalnız zayıflar adalet ister. (Aristo)

NECİP FAZIL KISAKÜREK - BİR ADAM YARATMAK (ÖZET)


ÖZET:

     "Kimse bana kendim kadar düşman değil."
     Hüsrev Hüsrev bir yazar. "Ölüm Korkusu" diye bir tiyatro oyunu yazıyor. Oyunda kahramanın babası, kendini bir incir ağacına asmıştır. Kahraman da aynı babası gibi kendini bir incir ağacına asar. Turgut adında bir gazeteci Hüsrev'le röportaj yaparken onun da babasının kendini incir ağacına astığını öğrenince kitabın yazarın hayatını anlattığını düşünür.
     Kitapta kahraman silahla oynarken yanlışlıkla annesini vurur. Hüsrev, bunun gerçekçi olmadığını düşünen konuklarına bunun olabileceğini silahla gösterirken silah ateş alır. Hüsrev'in annesi Ulviye vurulacakken önüne Hüsrev'i seven Selma atlar. Vurulur ve ölür.
     O günden sonra Hüsrev kendine gelemez. Selma'nın ölümü, yazdığı oyun onu bunalıma sürükler. Sürekli hayatı ve ölümü sorgular.
     Ruh hastalıkları doktoru Nevzat ve gazeteci Şerif, Hüsrev'i karalama kampanyası başlatırlar. Onun delirdiğini, çevresindeki insanlar için bir tehdit oluşturduğunu ve hastanede tedavi edilmesi gerektiğini söylerler. Bunun üzerine bir gün memurlar ve bir doktor gelerek Hüsrev'e hastaneye yatırılacağını söyler. Annesi "Gitme" diye ısrar etse de Hüsrev gayet sakin yanındakilerle birlikte gider. Tımarhanede ölmek istediğini söyler.

NEBİL ÖZGENTÜRK - BİR YUDUM İNSAN


ALTINI ÇİZDİKLERİM:

Metin Erksan, Aşık Veysel'in hayatını anlatan bir film yapar. Adını "Karanlık Dünya" koyar. Ama film sansüre uğrar. Önce adını "Dünya karanlık olmaz." diyerek "Aşık Veysel'in Hayatı" diye değiştirirler. Ayrıca filmde Veysel'in gözleri çiçek hastalığından dolayı çocukken kör oluyor ki gerçekten de öyle. Sansür kurulu "Kasabada doktor mu yokmuş, bu Türkiye'nin aleyhine olur, ülkemizde sağlık sorunu varmış zannedilir." gerekçesiyle bu sahneyi kaldırır ve yerine hemşirelerin, doktorların bolca olduğu ve büyük bir devlet hastanesinin bulunduğu bir sahne ekler. Hatta filmdeki hastane Sivrialan Devlet Hastanesi adını alır. Halbuki böyle bir hastane o yıllarda yoktur. Bu arada filmdeki doktorlar "Artık köyümüzde çiçek hastalığı olmayacak" diye konuşturulur. Yine filmde Veysel'in bir tarlada yürüme sahnesi vardır. Fonda buğdaylar görülmektedir ama kurul "30 santimlik buğday çekmişsiniz. Sanki ülkemizde tarım çok geriymiş gibi bir anlam çıkar. Bu sahneyi de çıkarın." der. Yerine, Amerikan filmlerinden alınmış 1 metre uzunluğunda buğdayların göründüğü ve 5-10 tane biçerdöver makinesinin bulunduğu bir sahne eklerler. Filmde köy kadınlarından biri çıplak ayakla dolaşmaktadır. Kurul, "Türk insanı çıplak ayakla dolaşmaz." diye bu sahneyi de çıkarır. Sonunda film bambaşka bir hale gelir.

21 Haziran 2014 Cumartesi

AHMET ÜMİT - PATASANA



ALTINI ÇİZDİKLERİM:

1. Aşkın ne doğru düşünmeyle ne de mantıkla ilgisi vardı. Daha doğrusu aşkın kendine göre bir mantığı vardı da bunun doğru düşünmeyle pek ilgisi yoktu. Bu, tutkuların egemenliğinde olan bir mantıktı; akla sürekli çelme takan, dibe çeken, yanlış yöne kanalize eden bambaşka, karmaşık bir süreç.

2. Savaş, bedeli çok ağır ödense de dünyanın en iyi okullarından biridir.

3. Kızılderili laneti. Bir efsane. Yerlilerin topraklarını alınca onlar da bizi tütünle(sigarayla) lanetlemişler. O gün bugündür lanet sürüyor.

4. Antep'in eski adı Ayıntap.

5. Aşk ulaşılmazlıktan doğar. Aşk ulaşamayacağın birini abartarak, onun kafandaki ideal kişi olduğunu sanarak, tutkuyla bağlanmaktır. Aradaki engeller ne kadar artarsa bu yanılsama o kadar tutkulu olacaktır.

6. Korkaklar da intikam alırdı. Belki de en iyi intikamı korkaklar alırdı. İlan etmeden, sinsice bekleyerek, hiç kimsenin ummadığı anda.

FERİDÜDDİN ATTAR - MANTIKU'T - TAYR (KUŞLARIN DİLİYLE)


ALTINI ÇİZDİKLERİM:

1. Aşıklıkla korkaklık bir arada olmaz ki!

2. Aşık olan artık canını düşünmez. Canını terk ettiğin zaman aşıksın demektir.

3. İki tilki birbiriyle arkadaş olup eş oldular. Bir padişah zağarıyla, doğanıyla ovada avlanırken bu iki tilkiyi birbirinden ayırdı. Dişi olan erkeğe sordu: "Ey kaçacak delik arayan, söyle, biz seninle nerede buluşacağız?" Erkek olan şu cevabı verdi: "Eğer mümkün olursa şehirdeki kürkçü dükkanında.

4. Tembel, ağır kanlı bir adam ovada dolaşıyordu. bir dervişe rastladı. dedi ki: "Ey derviş, ne haldesin? Derviş: "Bir de soruyorsun, utan. bu daracık dünyada sıkışıp kalmışım. Şimdi bu dünya bana dar mı dar geliyor." dedi. Adam ona dedi ki: "Bu dediğin doğru değil. Bu geniş ova sana dar mı geliyor?" Derviş şöyle dedi: "Eğer burası dar olmasaydı, sen bize nasıl rastlayacaktın?"

5. Bir kimse aşkında sadık olursa, maşuk, onun başı ucunda aşık oluverir. Aşkında samimi isen, senin maşukun bu kez aşığın oluverir.

OĞUZ ATAY - OYUNLARLA YAŞAYANLAR (ÖZET)



ÖZET:

     Coşkun, emekli tarih öğretmenidir. Tiyatrocu Saffet'in ısrarıyla tiyatro oyunu yazmaya başlar ama çok istemesine rağmen hiçbir oyunu bitiremez. Coşkun'un karısı Cemile ise dikiş dikerek evi geçindirmektedir ve kocasının daha gerçekçi bir iş bulmasını ister. Ama Coşkun kendini tiyatro alemine kaptırmış, yazdığı oyunları yaşamaktadır. Bazen oyun nerede bitiyor, hayat nerede başlıyor karıştırır. Saffet'in tiyatrocu arkadaşı Emel ile ilişkiye girer. Evi terk edip Emel'e gider ama çok hastadır. Saffet'in oyununun olduğu bir gün tiyatroya gider ve bütün büyük tiyatrocular gibi sahnede ölmek istediğini söyler. Nitekim kuliste fenalaşır ve ölür.

MUSTAFA KUTLU - UZUN HİKAYE (ÖZET)



ÖZET:

     Yazarımızın babası Ali, annesi Münire. Aynı mahallede oturuyorlar. Ali, Münire'yi ister. Ailesi kızı vermeyince kaçarlar. Bunun üzerine kızın ailesi peşlerine düşer. Onları buldukları yerde öldüreceklerdir. Bu yüzden ali ve Münire bir yerde uzun süre kalamazlar, göçebe hayatı yaşarlar. Bu sırada yazar doğar.

     Münire ikinci çocuğunu doğururken ölür. Bebek de yaşamaz. bunun üzerine bulundukları yerden gene taşınırlar.

    Taşındıkları yerde ali, yerel bir gazetede çalışmaya, gazetede yazılar yazmaya başlar. Ama kalemi keskin olduğu için yüksek makamdakileri bile acımasızca eleştirir. Bu duruma bozulan kişiler de onu hapse attırırlar.

    Babası hapisteyken kendilerinin olan kitapçıda vakit geçiren yazarımız bir gün Feride ile tanışır. Feride ile evlenmek ister ama babasının hapiste olmasını bahane ederek kızı vermezler. Yazar kızı kaçırmak ister. Kız da onu sevmektedir ama ailesinin onuru için kaçmayı reddeder. Bunun üzerine yazar artık orada kalamayacağına karar verir. Hapiste babasıyla vedalaşır. Babası ona yanından hiç ayırmadığı daktilosunu verir.

     Yazar eşyaları ve babasının verdiği daktilo ile beraber bir trene biner. Amacı İstanbul'a gitmektir ama birden adını bile bilmediği bir istasyonda iner ve daktilosuna hayatını yazmaya başlar.

BALZAC - GORİOT BABA


ALTINI ÇİZDİKLERİM:

1. İnsan sevgi dağını tırmanırken arada bir durup dinlense de, nefretin dik yokuşundan aşağı yuvarlanırken bir an bile durmaz.

2. Bir kadın sevdiği kimse için ıstırap çekmekten herhalde büyük zevk duyuyor olmalı.

3. Yelkenli gemiden, dörtnala giden attan ve dans eden kadından daha güzel hiçbir şey yoktur.

4. Seven bir kadın, değişik zevkler sağlamaktan çok, kendine kuşkular yaratmada üstündür.

5. İnsan gökte olan bir şeye saldırınca Tanrıyı hedef tutmalı.

6. Biz kadınlar hiç kimsenin istemediği bir kimseyi hiçbir zaman istemeyiz.

7. Mutsuz ve sefil bir genç kızın kalbi, aşkla dolmaya en çok heves duyan bir sünger, üzerine bir damla düşer düşmez derhal genişleyen bir sünger gibidir.

AYDIN BOYSAN - NE HOŞ ZAMANLARDI


ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1. "Ah, Tanrı dünyayı yeniden yarataydı
    Yaratırken de beni yanında tutaydı
    Derim: Ya benim adımı sil defterinden
    Ya da benim dileğimce yarat dünyayı"                                            ÖMER HAYYAM

2. "Ben kadehten çekemem artık elimi
    Tutmam senin kitabını, minberini
    Sen kuru bir softasın, ben yaş bir sapık
    Cehennemde sen mi iyi yanarsın, ben mi?"                                      ÖMER HAYYAM

3. "Şişede durmaz ki kafir, tutar insana yaşamayı sevdirir."                  METİN ELAOĞLU

4. "Can yoldaşı dostlar çekildi gittiler
    Ecel çiğnedi hepsini birer birer
    Yan yana oturmuştuk hayal sofrasına
    Bizden birkaç kadeh önce sızdı gittiler."                                           ÖMER HAYYAM

5. Deli gibi sevmek hoş, sakın aptalca sevme.

6. Üstün sanat hanımlara yaklaşmak. Kollarına nasıl alacaksın, ellerine düşmeden?

7. "Birbirimize uzak oluşumuz bana yeter, kavuşmaya takatim yok."      FUZULİ

1 Haziran 2014 Pazar

AHMET ÜMİT - KUKLA


ALTINI ÇİZDİKLERİM
1. Dünyada en çok gazetecinin öldürüldüğü ülke burası.
2. Umudun yaşamı güzelleştirdiğini söylerler, yalan. Umut düş kırıklığı yaratmaktan, gereksiz yere acı çekmemizi sağlamaktan başka bir işe yaramaz. İnsana gereken yalnızca gerçektir: basit, yalın ve kaba gerçek.
3. Bir polis sana iyi davranmaya başladığında, senden alacağı çok bilgi var demektir. Sorgunun ilk adımı polisin sana iyilikle yaklaşmasıdır, son adımında neler olacağı ise senin onlara nasıl yaklaşacağına, neler anlatacağına bağlıdır.
4. Hiç kimse yaşam yolculuğunda başından sonuna kadar tutarlı kalamaz; tutarsızlık, tıpkı ölmek gibi yazgımızda vardır.
5. "Bu memlekette namuslular da en az namussuzlar kadar cesur olmazsa işler düzelmez."           İsmet İnönü

AHMET ÜMİT - AŞK KÖPEKLİKTİR


ALTINI ÇİZDİKLERİM
1. Androginos bir tür insanmış. 4 kollu, 4 ayaklı, 2 başlı olarak yaratılmış. Hem dişi hem erkek olan, her bakımdan kendi kendine yeten bir insan. Gel gör ki, bu mükemmel yaratığı tanrılar kıskanmışlar. Kıldan ince bir testereyle dişi ile erkeği birbirinden ayırmışlar. Tanrılar onları ayırınca, dişi ile erkek ömürleri boyunca birbirlerini aramaya başlamışlar. İşte onların buluştukları an aşk çıkarmış ortaya.
2. Kimse iyi biri dediği birine aşık olmaz. Aşkın iyilikle ilgisi yoktur.

YILMAZ ERDOĞAN - HİJYENİK AŞKLAR


ALTINI ÇİZDİKLERİM
1. "Anadolu uygarlığın beşiğidir. Evet, beşiğidir. Uygarlık orada doğmuştur ama korkarım büyümek için başka yere göçmüştür."    Ludvig Bauhaus
2. Bir "şey"i (ki bu bir şey, bir insan da olabilir) seviyor olmak bir marifet değildir. Marifet o şeyi sevmeyeni de sevebilmektir.

YILMAZ ERDOĞAN - FERİŞTAH'IN FANTEZİLERİ


ALTINI ÇİZDİKLERİM
1. Senin sevdiğin senin tarafından sevilmeyi sevmiyor ki... Senin sevdiğin, senin sevdiğinden daha az seviyorsa seni, sen de sevme gitsin o zaman seni sevmeyeni.
2. Kadın: Seni seviyorum Mükremin
    Erkek: Beni sevmenin nedeni seni sevmemdir.
    Kadın: Beni sevilesi yapan sana duyduğum sevgidir.

MEHMET RAUF - ESKİ AŞK GECELERİ



ALTINI ÇİZDİKLERİM
Zaten alçakgönüllülük büyüklüğün en parlak belirtisidir. Küçükler ne kadar iddialı olursa, büyüklerdir ki o kadar alçakgönüllüdür. Kendisine bir değer vermek; cahilliğin, hiçliğin en açık bir işareti olduğu gibi... Gerçek büyük, büyük görünmeye gerek duymaz. Hiçlerdir ki şişmek, genişlemek ve patlamak tutkusunda bulunurlar.

AŞK (ELİF ŞAFAK)


ALTINI ÇİZDİKLERİM
1. Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok eğer, tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir.

2. Bilsen ki başkalarından kabul ve hürmet görmeyi ne kadar çok arzu edersen, onların tenkit ve dedikodularına da o kadar takılırsın.

3. Hakk'ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. "Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir." diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının, üstünden daha iyi olmayacağını?

4. Kusursuzdur ya Allah, O'nu sevmek kolaydır. Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanları sevmektir.

5. Bizim şarap içmemiz ne keyfimizden
    Ne dine, edebe aykırı gitmemizden
    Bir an geçmek istiyoruz kendimizden
    İçip içip sarhoş olmamız bu yüzden                                       (Ömer HAYYAM)

6. Çok içtim mi aklım azalır
    İçmedim mi neşem dağılır.
    Ne sarhoş ne ayık bir hâl var ya
    En iyisi o hâlde yaşamaktır                                                    (Ömer HAYYAM)

7. Ne yapacağını bilmediği bir bilgi ne işine yarayacaktı? Ne kadar az bilirsen bilmek istediğin şeyleri, o kadar az incelir derin, incinir kalbin. O kadar az kanarsın. Böyle bakınca aslında, cehalet o kadar da kötü bir şey değildi.

8. Başkalarından saygı, ilgi ya da sevgi bekliyorsan, önce sırasıyla kendine borçlusun bunları. Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değildir. Sen kendini sevdiğin halde dünya sana diken yolladı mı, sevin. Yakında gül yollayacak demektir.

9. Hepimiz farklı sıfatlarla sıfatlandırıldık. Şayet Allah herkesin tıpatıp aynı olmasını isteseydi, hiç şüphesiz öyle yapardı. Farklılıklara saygı göstermemek, kendi doğrularını başkalarına dayatmaya kalkmak, Hakk'ın mukaddes nizamına saygısızlık demektir.

10. Tüm dünyayı sel bassa ördeğin umrunda olur mu?

11. Hoca hocayı takkede, deli deliyi dakkada bulur.

12. Bakanın kör olması güneşin ışığına halel getirmez.

13. Ya aşkı öğret bana ya da aşkın yokluğuna üzülmemeyi.

14.  Şeriat der ki:"Seninki senin, benimki benim." Tarikat der ki:"Seninki senin, benimki de senin." Marifet der ki:"Ne benimki var ne seninki." Hakikat der ki:"Ne sen varsın, ne ben."

15. Aşık dışlanır ama dışlayamaz. Aşık incinir ama karıncayı bile incitemez.

16. Cenneti ve cehennemi illa ki gelecekte arama. İkisi de şu an burada mevcut. Ne zaman birini çıkarsız, hesapsız ve pazarlıksız sevmeyi başarsak, cennetteyiz aslında. Ne vakit birileriyle kavgaya tutuşsak; nefrete, hasade ve kine bulaşsak, tepetaklak cehenneme düşüveririz.

17. Unutma ki dünyanın öte ucunda tek bir insanın kederi, tüm insanlığı mutsuz edebilir. Ve bir kişinin saadeti, herkesin yüzünü güldürebilir.

18. Geçmiş, zihinlerimizi kaplayan bir sis bulutundan ibaret. Gelecek ise başlı başına bir hayal perdesi. Ne geleceğimizi bilebilir, ne geçmişimizi değiştirebiliriz. Sufi daima şu an'ın hakikatiyle yaşar.

19. Sufi kusur görmez, kusur örter.

20. "Bu dünyada 3 kişiye acıyın: Bir kavmin aşağı düşen yüce kişisine, yoksullaşan zenginine ve cahillere oyuncak olan bilginine." Hz. Ali


YAŞAR KEMAL - İNCE MEMED



ALTINI ÇİZDİKLERİM
1. Bir kişi bütün dünyayı sevincine katar da güldürür, ağıdına alır da ağlatır.
2. Küçük dağları ben yarattım, büyükleri de babamdan kaldı.
3. (Bir adamın omuzlarının genişliğini anlatmak için) İki adam omuzlarına bağdaş kurup otursalar yerimiz dar demezler.
4. Eşkiyayı korkuyla sevgi yaşatır. Yalnız sevgi tek başına zayıftır. Yalnız korkuysa kindir.
5. Yiğidin anası çabuk ağlar.
6. Bir insan ne kadar yürekliyse o kadar korkaktır.
7. Otu çek de köküne bak.

NOT. Fotoğraf Google'dan alınmıştır.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...