30 Aralık 2015 Çarşamba

2015 YILINDA İZLEDİĞİM FİLMLER

film listesi

2015’in dökümünü yapmaya devam ediyorum. Sırada bu yıl izlediğim filmler var. Tabii kitap konusunda kendimi aşıp rekor kırınca film izleme oranım da aynı oranda düştü. Geçen sene 60 film izlemiştim (Listeyi buradan okuyabilirsiniz). Bu sene ise sadece 37 film izlemişim. Yani 10 günde bir film izlemişim ki benim gibi film izlemeyi çok seven biri için kötü bir sayı.

Bu 37 filmin 32’si yabancı, 5’i Türk filmi. Yani %86 yabancı film, %14 Türk filmi izlemişim. Türk filmiyle yabancı film oranlarının arasında bu kadar uçurum olmasının sebebi daha önce blogumda yazdığım İMDB’nin ilk 250 filmini izleme projem. Bu listede sadece yabancı filmler olunca doğal olarak yabancı filmleri daha çok izledim.

Bu listeden en sevdiğim ilk 10 filmi de paylaşacağım ama izlediğim filmlerin çoğu İMDB’deki en iyi 250 filmden olunca en iyileri seçmek benim için çok zor olacak. Bu filmler o listeye boşuna girmemiş. Hepsi de severek izlediğim filmler oldu. Bakalım ilk 10’a hangilerini seçeceğim.

2015 YILINDA OKUDUĞUM KİTAPLAR


Herkese merhaba. Bu yazıyı yazıp yazmamakta tereddüt ettim. “Senin okuduğun kitapların listesini millet neden okusun?” diye düşündüm ama sonra hiç kimse okumasa bile yazmaya karar verdim. Sonuçta ben blogumu bir yerde günlük gibi kullanıyorum. İleriki yıllarda dönüp baktığımda ne kadar kitap okumuşum, hangi kitapları okumuşum gibi detayları görmek istiyorum. Bu yüzden 2015 yılının dökümünü çıkarmaya başlıyorum.

28 Aralık 2015 Pazartesi

KASIM OKUMALARI (2015)

kasım ayında okuduğum kitaplar

Herkese merhaba. Neredeyse ocak ayına gireceğimiz bu günlerde ben kasım ayında okuduğum kitapları bloguma yeni yazabiliyorum. Son günlerde bloga sık sık yazsam da yazdıklarımdan daha fazla yazılmayı bekleyen konular var. Bu yüzden birkaç hafta boyunca sürekli beni ve yazılarımı göreceksiniz J
Kasım ayında 9 kitap okumuşum. Kitaplar hakkındaki fikirlerimi yazmaya başlıyorum. Kitapları okuma sırama göre yazıyorum.

esra erol kara duvak

ESRA EROL – KARA DUVAK
Kitapta evliliklerinden ve eşlerinden çok çekmiş kadınların hikâyeleri vardı. Okurken bu kadar da olmaz, insan insana bu zulmü yapmaz dediğiniz olaylar var ama bu kadınlar bunları yaşamış. Hatta yıllarca yaşamışlar. Üstüne kocalarının düzelmelerini ümit ederek yaptıkları çocuklarına da yaşatmışlar bu kötülükleri. Okuyup halinize şükredebilirsiniz ama kitabın yazım yanlışları göz yormasaydı ve kitap daha düzgün bir dille yazılsaydı kitaptan daha çok etkilenebilirdim. Bu tarz bir kitap okumak isterseniz Sibel Hürtaş’tan Canına Tak Eden Kadınlar kitabını tavsiye ederim.

27 Aralık 2015 Pazar

PAZAR 6’LISI : BU YIL OKUDUĞUM EN GÜZEL KİTAPLAR

pazar altılısı bu sene okuduğum en iyi kitaplar
Herkese merhaba. Yılın son Pazar 6’lısı yazısını yazıyorum. Bu haftanın konusu, 2015 yılında okuduğumuz en güzel 6 kitap ama ben bu haftalık kuralı bozup 6 kitap değil 10 kitap yazacağım. Hem okuduğum kitaplar içinde altısını seçmem çok zor olurdu hem de önümüzdeki günlerde bu yıl izlediğim en iyi on filmi yazacağım için ikisinin sayısı eşit olsun dedim.

Aşağıdaki kitaplarda okumadıklarınız varsa hepsini gönül rahatlığıyla tavsiye ettiğimi bilin. Listemde herkese göre bir kitap var diye düşünüyorum çünkü içlerinde polisiye, komedi, aşk ve dram türünde kitaplar mevcut. Kitapları okuduğum sıraya göre yazacağım. En sevdiklerimi seçmek benim için yeteri kadar zordu bir de onları sıralamama beklemeyin benden J

26 Aralık 2015 Cumartesi

ÇUKUROVA KİTAP FUARI’NA KATILACAK İSİMLER BELLİ OLDU

sule uzundere blog çukurova kitap fuarı

Bekledim bunu çok bekledim. Tam dört yıldır Midyat’ta çalıştığım için gidemediğim kitap fuarına bu sene gidebileceğim için çok heyecanlıyım. Bu heyecanın üstüne her sene altı gün olan fuarın bu sene 9.su düzenlendiği için dokuz gün süreceğini öğrenince daha da mutlu oldum. Bu sene fuar 9-17 Ocak tarihleri arasında açık olacak. 

YILIN SON KİTAP ALIŞVERİŞİ

babil.com'dan kitap alışverişim

Herkese güzel bir cumartesi gününden merhaba. Bütün bir hafta yoğun ve sıkıcı bir şekilde çalıştıktan sonra hafta sonunu sabırsızlıkla bekledim. Bu yüzden önümdeki iki günü canımın istediği şekilde geçirmek istiyorum. Bunu da evde oturup hobilerimle ilgilenerek yapacağım.

Dün gelen kitap kargomla hafta sonuna güzel bir başlangıç yaptım zaten. Aslında kitap almak hiç aklımda yoktu ama Noel Baba’nın getirmesini istediğim 6 kitap yazımdan sonra birkaç kişiden “Babil’e bir bakmalısın. Güzel indirimler var.” sözünü duyunca bu fırsatı kaçırmayayım dedim. Cidden güzel indirimler vardı ama ben elimdeki kitapları bitirmeye çalıştığım için fazla kitap almak istemedim ve aşağıdaki kitapları aldım.

20 Aralık 2015 Pazar

PAZAR 6’LISI : NOEL BABA’NIN GETİRMESİNİ İSTEDİĞİM 6 KİTAP

pazar 6'lısı
     Yine bir pazar günü yeni bir Pazar 6’lısı yazımla karşınızdayım. Bu haftaki kategoriyi çok sevdim. Almak ve okumak istediğim onlarca kitap içinde en çok istediğim 6 kitabı seçtim. Hani aranızdan biri bana kitap hediye etmek isterse ne alacağına kolayca karar verebilmesi için bu listeye bakması yeterli J

ahmet ümit elveda güzel vatanım

Ahmet Ümit – Elveda Güzel Vatanım
En sevdiğim yazarın yeni kitabı çıktı bu ay. Normalde hemen sipariş verir ve kitap elime geçtiği gibi okurdum ama elimde okunmayı bekleyen o kadar çok kitap varken yeni kitap alma isteğimi bastırıyorum. Bunun dışında kitabı aldığımda hemen okumak isteyeceğimi biliyorum. Kitabı okuduktan sonra bu sefer yeni kitabın çıkmasını bekleyeceğim. Bu da en az 1-2 sene beklemek demek. Bu yüzden çok istememe rağmen Elveda Güzel Vatanım biraz daha bekleyecek.


14 Aralık 2015 Pazartesi

MİMLENDİM #4 İTİRAFLAR



     

     Herkese merhaba. Uzun zamandır mimlenmemiştim. Sevgili Mürekkep İzleri beni mimlediği için çok sevindim. Üstelik mimin güzel bir konusu var. Sevdiklerimiz, sevmediklerimiz ve takıntılarımız hakkında yazacağız. Bu yazıyı blogda pazartesi sabahı yayınlayacağım ama şu an saat 00.27. Bu yüzden içimden geldiği gibi, aklıma ne gelirse yazacağım. Dağınık bir yazı olursa kusura bakmayın.

     Önce korkularımdan bahsedeyim. Ben korku filmlerinden çok korkarım. “Korku filmi zaten korkulmak için yapılır.” dediğinizi duyar gibiyim. İşte ben biraz daha fazla korkuyorum. Bu yüzden hiç korku filmi izlemem. Hele korku filmlerini sinemada izleyenleri çok garip bulurum. İnsan korkmak için para verir mi ya?

13 Aralık 2015 Pazar

PAZAR 6’LISI: FAVORİ KURGUSAL ÇİFTLERİM




sule uzundere blog

    Pazar demek Pazar 6’lısı yazısının günü gelmiş demektir. Bu bir gelenek oldu artık ama bu hafta maalesef ben konsepte uymayacağım çünkü bu haftanın listesini oluşturamadım. Bu yüzden geçen haftalarda yazamadığım ve daha çok ilgimi çeken bir konu hakkında yazmak istedim. Kitaplardaki favori çiftlerim.

     Aşkı kitaplarda okumayı çok seviyorum. Bir de hem kadın hem erkek karakteri sevince, onların aşkına inanınca kitabı okumamın zevki bir kat daha artıyor. Ben de okurken çok zevk aldığım aşkları seçtim. Bu arada bu aşkların geçtiği kitapları da severek okumuştum. Şimdiden hepsini tavsiye ettiğimi yazayım.


one day dexter and emma


Bir Gün’den Emma ve Dexter
Kitabını ayrı filmini ayrı sevdiğim bu eserin âşıklarına da bayılmıştım. Her ne kadar kitabın büyük bir kısmında birbirlerine kavuşamamış olsalar da onların uzaktan yaşadıkları aşkları beni çok etkilemişti. Genelde Emma’nın tarafını tuttum ve Dexter’a çok kızdım. Daha mutlu bir hikâyelerinin olmasını dilerdim.

11 Aralık 2015 Cuma

AŞKIN ÖMRÜ ÜÇ YILDIR (FREDERİC BEİGBEDER)

aşkın ömrü üç yıldır



     Bu hafta okulda okuduğum kitabım bitince yerine yenisini getirmediğimi fark ettim. Ben de okulun kütüphanesinden okulda okumak için kolay okunabilecek bir kitap seçtim. Birkaç yıl önce çok popüler olmuş bir kitabı seçtim: Aşkın Ömrü Üç Yıldır. 

     Daha bir yıllık evli biri olarak okumak için çok da doğru bir kitap seçmemişim :) Yazar en büyük aşkların bile üç yıl içinde sıradanlaştığını ve sonrasında tarihe karıştığını o kadar inandırıcı bir şekilde anlatmış ki eğer hayatınızda sevdiğiniz biri varsa tedirgin oluyorsunuz. 
   
     Kitap roman şeklinde yazılmış ama bana deneme türüne de yakın geldi. Yazar aşk, hayat ve kadın erkek ilişkileri hakkında çok çarpıcı ve etkileyici cümleler kuruyor. Zaten aşağıda hoşuma giden cümleleri yazdım. 

8 Aralık 2015 Salı

BLOGUMUN YENİ TASARIMINI BEĞENDİNİZ Mİ?

   Herkese merhaba. Sevgili Benim Tutkum blogu bana güzel bir jest yaparak blogumu tasarladı. Bu süreçte benimle sürekli iletişim halinde olarak isteklerimi dikkate aldı ve benim en basit sorularıma bile sabırla cevap verdi. Sonuçta blogum benim çok hoşuma giden bir görünüme kavuştu. Özellikle başlık resmime bayıldım. Resimdeki kız aynı benim otuz kilo zayıf halim :) 

     Bu arada Benim Tutkum blogunda bir blog tasarım çekilişi yapıyor. 26 Aralık'ta bitecek olan bu çekilişe katılarak siz de blogunuza yeni bir yüz kazandırabilirsiniz. Çekilişe katılmak için tıklayabilirsiniz.

     Özel olarak teşekkür ettiğim Benim Tutkum'a bir de buradan teşekkür ediyorum. Emeğine sağlık. Umarım blogumu yeni ve güzel yazılarla doldurmaya devam ederim. Şimdilik hoşça kalın, görüşmek üzere. 

6 Aralık 2015 Pazar

PAZAR 6’LISI: FAVORİ ERKEK KARAKTERLERİM

     
favori erkek karakterlerim

     Herkese merhaba. Geçen haftaki Pazar 6’lısı yazımı yazmadığım için bugün iki yazı birden yazacağım. İkincisini de akşam saatlerinde yazmayı planlıyorum. Bu postun konusu favori erkek karakterlerimizi seçmek. Dikkat: bu yazı aşık olunacak erkekler içermektedir!


mr darcy

Mr Darcy – Aşk ve Gurur: Bu tarz listelerde Bay Darcy’i yazmayanı dövüyorlar :) Kendisi aşık olunacak erkek tanımının karşılığı. Eğer aranızda henüz Aşk ve Gurur’u okumayan kızlar varsa hemen bugün başlayın. Sonra da filmini ve dizisini izler, her eserde ayrı hayran olursunuz Darcy’e. Ben filmdeki Darcy’i sevdiğim için onun fotoğrafını koydum.

3 Aralık 2015 Perşembe

ZEKERİYA SOFRASINI DUYMUŞ MUYDUNUZ?

      Herkese merhaba. Size akşam akşam çok iyi gelecek bir post hazırladım :) Geçen haftalarda öğrendiğim Zekeriya Sofrası’yla ilgili bir yazı yazmak istedim. Belki benim gibi ilk kez duyanlar vardır.

      Geçen hafta teyzem beni ve annemi Zekeriya Sofrası yapacağım diyerek evine davet etti. Bu ifadeyi ilk kez duydum ve ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu. Teyzemin kısaca anlattığına göre eğer bir dileğiniz varsa ve bu dileğiniz için kabul olduğu takdirde Zekeriya Sofrası kuracağım diye adakta bulunuyorsanız dileğiniz kabul olduğu zaman bu sofrayı kurmanız gerekiyor. Bu sofrada 41 çeşit olmalıymış. Fazla olsa da olurmuş ama 41 çeşitten az olmamalıymış. Tabii bir kişinin bu kadar çok çeşit hazırlaması zor olduğu için bu sofraya çağrılan kadınlar da gelirken birkaç çeşit getirerek ev sahibine destek olabilirler. Bir de sofradaki yiyecekleri ayrıntılı olarak sayıyorsunuz. Mesele sofrada salatalık, lahana ve biber turşusu vardı. Bu turşu diye bir çeşit değil tek tek üç çeşit diye sayıldı. Bu durumda karışık çerez aldığınızda zaten 6-7 çeşidi tamamlamış oluyorsunuz.

     Sofrada mercimekli bulgur pilavı olması zorunluymuş. Onun dışında istediğiniz yiyeceklerle 41 çeşidi tamamlayabiliyorsunuz.

29 Kasım 2015 Pazar

MURAT MENTEŞ - RUHİ MÜCERRET



murat menteş ruhi mücerret

     Son birkaç aydır okuduğum kitapları toplu olarak yazıyordum ama Ruhi Mücerret’e ayrı bir başlık açmasam olmazdı. Ruhi Mücerret, Murat Menteş’ten okuduğum ilk kitap. Güz okuma şenliği için kütüphanemden birinin benim için seçtiği kitabı okumam gerekiyordu. Eşim bu kitabı benim için seçti. Kendisi askerdeyken almış, okumuş ve beğendiği için benim de okumamı istedi. İyi ki istemiş çünkü Ruhi Mücerret’i okuduğuma çok memnunum. En sonda söylemem gereken şeyi en başta söyleyeceğim. Eğer bu kitabı okumayan varsa mutlaka okuyun. Beğeneceğinize neredeyse eminim :)
 
     Kitabın konusundan kısaca bahsedecek olursam Ruhi Mücerret 100 yaşında ve Kurtuluş Savaşı’ndan kalan son asker. Bir gün dostu ölüm döşeğinde ondan birini öldürmesini isteyince Ruhi Mücerret o kişinin peşine düşüyor ve olaylar gelişiyor.

15 Kasım 2015 Pazar

PAZAR 6’LISI : FAVORİ KADIN KARAKTERLER



sule uzundere blog

     Herkese merhaba. Bugün günlerden pazar, bugün günlerden Pazar 6’lısı yazısı. Bugün saat 06.30’da kalkıp bir doğa gezisi ve yürüyüşüne çıktığım için eve gelmem, dinlenip kendime gelmem derken yazımı ancak şimdi yazabiliyorum. Daha geç olmadan, mesela saat gece yarısını geçmeden, etkinliğimizin yeni yazısını yazmak istiyorum.

     Pazar 6’lısının bugünkü konusu favori kadın karakterlerimiz. Normalde bu tarz listeler yaparken çok zorlanırım ama bu kategoride seçim yapmam zor olmadı çünkü ya kendime çok benzettiğim bir karakteri ya da hayran olduğum, yerinde olmak istediğim bir karakteri seçtim. Favori kadın karakterlerimi seçmeye çalışırken 10 karakter belirlemişim, sonra onları 6’ya indirdim. Gelelim bu karakterlerin kim olduğuna (Listedeki sıralama sadece sıra bildirmek içindir. )

1.Elizabeth Bennet (Aşk ve Gurur) : Aşk ve Gurur kitabını okuyup da kendini Elizabeth Bennet’a yakın hissetmeyen kadın yoktur. Çağının ilerisinde fikirleri olan bu zeki, akıllı ve gururlu kadın gerek dönemi içinde gerekse günümüzde örnek rol modeli niteliği taşıyor. Kitabın sonunda Mr. Darcy’e sahip olması da Elizabeth Bennet olmak istememin sebeplerinden sadece biri :) Filmden güzel bir repliği aşağıda paylaşıyorum.

elizabeth bennet aşk ve gurur

2.Zehra (Acımak) : Reşat Nuri Güntekin’in Acımak romanını yıllar önce okumuştum ve kitabın baş karakteri Zehra’yı kendime çok yakın hissetmiştim. Hatta yazarın beni anlattığını düşünmüştüm ama şu an kitapla ilgili fazla bir şey hatırlamıyorum. Kitabı okusam yine aynı şekilde düşünür müyüm bilmiyorum ama geçmişte düşündüğüme göre Zehra da bu listede olmalıydı.

3.Feride (Çalıkuşu) : Türk edebiyatındaki en etkileyici kadın karakterlerden biri. Güçlü görünmeye çalışırken ,hatta çok güçlü bir karaktere sahipken içinde küçük bir kız çocuğu barındırması ve Kamuran’a aşkı beni çok etkilemişti. Kamuran’ın ihanetini öğrenmesi, ona yazdığı kısacık mektup, bu bölümlerin yazıldığı sayfalar sanırım hiçbir zaman aklımdan çıkmayacak. Feride’nin en etkilendiğim cümlelerinden biriyle yazımı bitiriyorum. “Her şeye rağmen sen bir parça benimdin, bense bütün ruhumla senin."

çalıkuşu feride

4.Emma Morley (Bir Gün) : Ben Bir Gün’ün önce filmini izledim sonra kitabını okudum. Filmini duygusal bir anımda izlediğimden mi yoksa Emma karakterini kendime çok yakın hissettiğimden mi bilmiyorum film beni çok etkiledi. Bu yüzden bütün detayları bilmeme rağmen kitabı aldım ve okudum. Kitabın zevki apayrıydı. Emma’nın Dex’e olan yıllarca süren platonik aşkı, aslında Dex’in de onu sevmesi ama bir türlü birbirlerine açılamayıp başka kişilerle ilişkiler yaşamaları, yıllar içinde bazen ayrı düşseler de birbirlerinden hiç kopmamaları beni çok etkilemişti. Romantik güzel bir hikaye okumak isterseniz Bir Gün tavsiyemdir.
emma morley one day bir gün


5.Tonks (Harry Potter) : Aslında Harry Potter kitaplarından Hermonie’yi de yazacaktım ama maalesef ona yer kalmadı. Ben tercihimi Tonks’tan yana kullandım. Lupin’e olan aşkından ve ruh haline göre değişen saçlarından dolayı Tonks’a sempati duyuyorum. Keşke yazar kitabın sonunda Tonks için daha iyi bir son yazsaydı. Onunla ilgili bölümü okurken bir süre kitabı bırakmış ve sinirle oturmuştum.

tonks harry potter

6.Mina Urgan (Bir Dinazorun Anıları) : Bir kadın düşünün Falih Rıfkı Atay’ın üvey kızı. 5 yaşında Atatürk’le tanışmış. 16 yaşına geldiğinde ailesi “Senin artık Avrupa görme zamanın geldi.” diyerek cebine biraz para koyup trenle tek başına Avrupa’ya gönderiyor. Üniversitede Halide Edip Adıvar’ın asistanlığını yapıyor. Arkadaşları arasında Berna Moran ve Sabahattin Eyüboğlu var ve bu arkadaşlarla her yaz mavi yolculuğa çıkıyor. Eğer Mina Urgan’la tanışmadıysanız daha fazla geç kalmayın ve yazarın anılarını okuyarak onun mükemmel hayatına dahil olun ama sizi uyarlamalıyım. Onun hayatını okuduktan sonra kendi hayatınız size çok basit ve sıkıcı gelecek. Hayatta hiçbir şey başaramadığınızı hissedeceksiniz. O zaman da ihtiyacınız olan azmi yine bu kitaptan bulabilirsiniz.

mina urgan bir dinazorun anıları

     Evet, benim favori kadın karakterlerim bunlardı. Sizin çok sevdiğiniz kadın karakterler var mı? Varsa lütfen yazın. Hayran olabileceğim başka karakterler keşfetmeyi çok isterim. Şimdilik hoşça kalın, görüşmek üzere.

11 Kasım 2015 Çarşamba

EKİM AYINDA OKUDUKLARIM (2015)




SANDRA BROWN – KAZA KURŞUNU
     Daha önce Sandra Brown’ın iki kitabını okumuştum ama ikisi de romantik kitaplardı. Bu yüzden yazarın polisiye türünde nasıl bir şey ortaya çıkardığını merak ettim. Sonuç: Bence yazar polisiye tarzda yazmaya devam etmeli.

     Kaza Kuşunu son zamanlarda okuduğum en heyecanlı, en elimden bırakamadığım kitap oldu. Her sayfada yeni bir gelişme yaşanıyor ve çoğunlukla tahmin edemeyeceğiniz olaylar. Ben kitabı çok beğendim. Size de tavsiye ederim. 

Kitabı okurken bu kitaptan ne güzel dizi olur diye düşündüm. Hatta başrol oyuncularını da belirledim. İki erkek başrol oyuncusu Murat Yıldırım ve Mehmet Aslantuğ olacak. Başrol kadın oyuncusu yeni bir yüz olmalı. Çok güzel, insanı hem büyüleyen hem de şüpheye düşüren biri olmalı. Mesela Kösem Sultan'ın başrolünde oynayacak Yunan oyuncu biraz daha olgun olsaydı bu rol için ideal olurdu. Onun tipinde biri olmalı başroldeki kadın. Senaryo sıkıntısı çeken Türk dizi sektörü bu iyiliğimi unutmasın ve telif hakkımı hesabıma yatırsın lütfen :)

 
EMMA CHASE – DARMADAĞINIK
     Emma Chase’in Karmakarışık kitabını okumuş ve bayılmıştım. Blogumda da yazmıştım hatta (Buradan okuyabilirsiniz). Şimdi o kitabın ikincisi çıktı. Bu sefer kendimi tuttum ve kitap çıkar çıkmaz gidip kitapçıdan 25 liraya almadım, indirimle Kitap Yurdu’ndan 17 liraya aldım. 

     Karmakarışık’ta olayları Drew anlatıyordu, hikayenin devamını ise Kate anlatıyor. Drew’e alışan okuyucular Kate’i yadırgamış ama açıkçası ben bu kitabı daha çok sevdim. Hem karakterleri tanıdığım için hem de ilişkileri başlamış olduğundan ilişkilerinin ilerleyişini okumak daha çok hoşuma gitti. Ve Drew… Haftaya Pazar 6’lısında favori erkek karakterlerimizi seçeceğiz ve benim listemde Drew de olacak. Yakışıklılığı, esprileri, kendini beğenmişliği bir yana Kate’e olan aşkı beni bitirdi. Uzun zamandır bu kadar iyi yazılmış bir aşık erkek portresi okumamıştım. Romantizm ihtiyacım olduğunda Darmadağınık elime alıp birkaç sayfa okuyacağım bir kitap olacak. Tavsiye ederim dememe gerek yok sanırım :)
 
ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1.Hakikaten boş durana şeytan iş bulurmuş. O yüzden Tanrı aşkına çocuklarınızın bir hobi edinmesini sağlayın.
2.Sevdiğin kişiyle beraber olamıyorsan, beraber olduğun kişiyi sev.

CANAN KARATAY – KARATAY DİYETİ
     İnternetteki birçok yorumdan ve birkaç arkadaşımdan Karatay Diyeti’yle ilgili olumlu eleştiriler duydum. Kilo vermeye çalıştığım bu dönemde kitabı alıp okumak istedim. Kitapla ilgili ayrı ve uzun bir post yapacağım için burada pek bir şey yazmak istemiyorum. Sadece şunu söyleyeyim, hayatımı Karatay Diyeti’ne uygun yaşamaya çalışacağım. Bu kararımı uygulayabilecek miyim ya da bunun sonucunda ne olacak hep beraber göreceğiz. 

FERİDE ÇİÇEKOĞLU – UÇURTMAYI VURMASINLAR
     Ekim ayında okuduğum son kitap hiç hesapta yoktu. Okulumuzun kütüphanesine bağışlandığını görünce hemen alıp okumak istedim. Filmini izlememiştim ama iyi bir film olduğunu duymuştum. Kitap zaten ince bir kitaptı, hemen bir günde okudum ve bitirdim. Kitap hapishanede annesi ile beraber yaşayan Barış’ın İnci adındaki bir mahkuma yazdığı mektuplardan oluşuyor. Kitap çok basit bir dille yazılmış ama aynı oranda da etkileyici. Bir kadınlar hapishanesinde görebileceğiniz her tipte insanı tanıyorsunuz. Bir hapishanede yaşanabilecek her türlü olayı yaşıyorsunuz. Sanki siz de o insanlarla bir arada yaşıyorsunuz. Okumadıysanız mutlaka okuyun. Şimdi filmini izleyeceğim. Umarım kitaptan aldığım zevki filmden de alabilirim. 

ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1.(31. Sayfa) “Bacak kadar boyunla her işe karışma!” diye azarladı beni.
Eşyalarımı ortada bırakınca kızıyor bana, “Kazık kadar adam oldun, hâlâ kıçını topluyorum!” diye bağırıyor.
Sonra bir şey sorunca böyle tersliyor. Bacak kadar boylu kazık kadar adam nasıl olur İnci?

     Evet, ekimde okuduğum 10 kitabın yorumlarının sonuna geldik. Yeni postlarda görüşmek üzere. Şimdilik hoşça kalın, kendinize iyi bakın :)

10 Kasım 2015 Salı

EKİM AYINDA OKUDUKLARIM (2015)



mahir ünsal eriş olduğu kadar güzeldik.

MAHİR ÜNSAL ERİŞ – OLDUĞU KADAR GÜZELDİK
     Maalesef öykü türüyle pek barışamadım. Bu kitabı almamın sebebi Babil.com’a her girdiğimde ana sayfasında bu kitabın tanıtımını yapması. Bir yerden sonra alayım da okuyayım bakayım nasıl bir kitapmış diye merak ettim ve okudum. Öykü sevmeyen ben kitabı severek ve beğenerek okudum. Zaten kitap 2014 Sait Faik Öykü Ödülü’nü kazanmış. Özellikle öykü türünü okumaktan hoşlananlar bu kitabı kaçırmasın. Diğer okuyucular da kitabı severek okuyabilirler.

     Kitapta “Benim Adım Feridun” diye bir öykü var. Hayatımda okuduğum en iyi 3 öyküden biri diyebilirim. Özellikle aşk acısını o kadar iyi anlatmış ki yazar üşenmedim koskaca iki paragraf süren o bölümü aşağıya yazdım. Eğer kitabı okumayı düşünüyorsanız bence alıntıyı okumayın, merak edip okuyanlar lütfen yorumlarını yazsınlar. Bu bölümden benim kadar etkilenecek misiniz merak ediyorum.

ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1. (19. Sayfa) Yaşa, işe, güce, itibara en ufak hürmeti olmayan bu acıya aşk acısı diyorlar. Kim olursan ol, seni saklandığın yerde er ya da geç buluyor, gelip göğüs kafesini ateşle sıvazlıyor ve sen içeride kapkara kurum tutuyorsun. Ağzını açsan, alevler püskürüverecekmişsin gibi. Kolay kolay geçmiyor, geçtiğinde de sen geçmiş olduğunu bile fark etmiyorsun. Yağmurlu havalarda sızlayan eski bir kırık gibi sızlayıp duruyor, kendini hatırlatıyor. Bir tadı, bir kokusu, bir eti var hatta, bir kütlesi ; gelip göğsüne oturmasından belli. Kokusunu, kütlesini hesap edemiyorum ama bir tadı varsa bence o genizde kalmış greyfurt tadını andırıyordur. Çok sevdiğim bir şeye benzeyen ama o olmadığını bal gibi bildiğin bir tat; acı, buruk, portakala benzeyecek neredeyse, değil ama işte. Hani kelime çok havalı olmasa “kekre” diyeceğim. İstediğin kadar yutkun, üstüne istediğini ye, iç; geçmiyor, genizden aşağı yuvarlanıp gitmiyor. Ne yediğinden anlıyorsun ne içtiğinden. Allah belasını versin.

Bir de yalnızlık var, onu da hesaba katmak lazım. İlk başlarda onsuzluk sanıyorsun bunu ama değil, basbayağı yalnızlık işte. Aynalarda kendini görmekten sıkılacak kadar yalnızlık, yatağa yattığında kendi kokunu duymaktan öğürecek kadar… Kimseyi istemiyorsun yanında ama durup durup da yalnızlıktan şikâyet edesin geliyor. Bir şeyden şikâyet edebilmek için bile insan lazım. Öyle hileli bir şey bu. İstiyorsun ki hep senin terk edilişinden bahsetsinler, hep seni yalnız bırakana lanetler okusunlar topluca. “Sen de ne çok severmişsin be kardeşim!” desinler, “Hak etmiyor, kızgın alevlere gelsin inşallah, sen hiç üzme kendini!” deyip hep sırtını sıvazlasınlar. Olmuyor ama bir dinliyorlar, iki dinliyorlar. Sonra bir bakıyorsun, sen anlatırken onlar telefonlarıyla oynuyorlar, saatlerine bakıyorlar, sigara paketinin naylonundan çiçekler yapmaya uğraşıyorlar. Senin de içinden gelmiyor işte ondan sonra, kendi kendine kalıyorsun. “Hay ben böyle aşkın ıstırabını!” deyip kalaylayamıyorsun çünkü aşk da senin ıstırap da. Ondan sonrası aynada kendi yüzün, yatakta kendi kokun, evin içinde şikâyet bile edemeyeceğin, kendi dağınıklığın.
2.(21. Sayfa) Evde hiçbir şey yapmadan vakit geçirmenin tüm kaynaklarını tüketmiştim artık. Torunlarıma bile yetecek kadar sıkılmıştım.
3.(21. Sayfa) Sevilirken kendimize, sevdirmeye çalıştığımız zamanlardaki kadar bakmıyoruz hiç.
4.(23. Sayfa) Yaşlanmanın en güzel yanı bu, konuşmadan baş hareketleriyle anlatabiliyorsun neyi isteyip ne istemediğini. Şimdi lisede olsam, “Ne sallıyorsun ulan kafanı, gevşek”,diye azarlayacaktı beni, “Adam gibi cevap versene!”
5.(59. Sayfa) Bütün şairler gibi; gidene, gelmeyene ve gelmesini umduğuna şiir yazmayı severdi. 



İPEK ONGUN – NERDE KALMIŞTIK
     İpek Ongun ergenlik günlerimin yazarı :) Kitaplarını lisedeyken okumaya başlamıştım. O günden beri Bir Genç Kızın Günlüğü serisinden her kitap çıktığında dayanamayıp alıyorum ve hemen okuyorum. Nerde Kalmıştık serinin 12. Kitabı. Açıkçası seri 8 kitaptan sonra eskisi kadar hoşuma gitmiyor. Bunda benim büyümem de bir neden olabilir tabii ama hikayesini okuduğumuz Serra’nın artık 40’lı yaşlarına gelmesi ve hikayesi benim ilgimi çekmiyor. Neyse ki yazar Serra’nın kızı Selin’in hikayesini de anlatmaya başladı da o kısımlar kitabı sürüklüyor ama tabii ne kadar götürür bilinmez. Bu seri bir gün gerçekten bitecek mi çok merak ediyorum çünkü yazar her son deyişinde dayanamayıp bir kitap daha yazıyor. Bekleyip göreceğiz. 

     To be continued...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...